YAYINLANMIŞ ÇEŞİTLİ KONULAR
Yabancıların Çalışması

YAYINLANMIŞ ÇEŞİTLİ KONULAR


Hüseyin Hilmi Paşa

Hüseyin Hilmi Paşa (1855 – 1922)

Osmanlı devlet adamı. 1855 yılında Midilli’de doğdu. Orada Rüşdiye’yi bitirdi ve bir süre medrese eğitimi gördü. Bu arada hocalardan fıkıh ve Fransızca dersleri aldı. 1874′ten sonra Tahrirat Kalemi’ne girdi.1897′de kısa bir süre Adana valiliği, daha sonra 1902′ye değin Yemen Valiliği görevlerinde bulundu. Aynı yıl Selânik, Kosova ve Manastır vilayetleri genel müfettişliğine atandı.

II. Meşrutiyet’in ilanından (1908) sonra, Rumeli’deki çalışmalarından hoşnut olan İttihat ve Terakki yönetiminin isteğiyle, 30 Kasım 1908′de kurulan Kâmil Paşa hükümetinde dahiliye nazırlığına getirildi. 22 Nisan 1909′da Tevfik Paşa’nın istifasından sonra yeniden sadrazamlığa getirildi. Kısa bir süre Gazi Ahmed Muhtar Paşa hükümetinde adliye nazırlığı yaptıktan sonra, 15 Ekim 1912′de Viyana sefirliğine atandı. Bu görevi I. Dünya Savaşı sonuna değin sürdürdü, savaştan sonra da Viyana’dan ayrılmadı ve 1922 yılında orada öldü. Cenazesi İstanbul’a getirilerek Beşiktaş’ta Yahya Efendi Dergahı’nda toprağa verildi.

Hüseyin Hilmi paşa, osmanlı,





BUCAŞ ANTLAŞMASI

BUCAŞ ANTLAŞMASI
Hotin antlaşmasından sonra, Lehistan ve Osmanlı Devleti arasında elli yıl süren bir barış süreci yaşanmıştı. Osmanlı himayesindeki Ukrayna Kazaklarına saldıran Lehliler, barışı bozdular. Sultan Dördüncü Mehmed ve Köprülü Fazıl Ahmed Paşa, Ukrayna kazaklarının yardım istemesi üzerine, Lehistan seferine çıktılar. Osmanlı ordusunun ard arda kazandığı başarılardan sonra, Lehistan barış istedi. İmzalanan Bucaş antlaşmasıyla (18 Ekim 1672), Podolya Osmanlılara geçti. Lehistan Kırım Hanına vergi ödemeye devam edecekti. Ayrıca Lehistan her yıl Osmanlı Devleti’ne 22.000 altın ödemeyi kabul ediyordu.

Lehistan meclisinin, bu antlaşmadaki para maddesini kabul etmemesi üzerine, 4 yıl süren İkinci Lehistan seferine çıkıldı. Bazı kalelerin fethedilmesi üzerine, Lehistan elçisi, Podolya ve Ukrayna’nın iadesi şartıyla antlaşma istediyse de bu kabul edilmedi. Bu arada Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’nın hastalanması üzerine, 1675 yılında Lehistan serdarlığına İbrahim Paşa tayin edildi. Sultan Dördüncü Mehmed, Köprülü Fazıl Ahmed Paşa ile birlikte Edirne’ye döndü.

İbrahim Paşa, kısa sürede 48 kale ve palangayı fethedince, Lehistan tekrar antlaşma istedi. 27 Ekim 1676′da Zarawno’da imzalanan antlaşma ile 22.000 altından vazgeçilmek şartıyla, daha önce Köprülü Fazıl Ahmed Paşa tarafından imzalan Buçaş antlaşmasının maddeleri aynen kabul edildi. Sadrazam Köprülü Fazıl Ahmed Paşa antlaşmanın imzalandığı haberini aldıktan bir süre sonra 3 Kasım 1676 tarihinde vefat etti.

Bucas antlaşması, osmanlı antlaşmaları,





YABANCI HİZMETLİLERE SİGORTA NASIL YAPILIR

YABANCI HİZMETLİLERE SİGORTA NASIL YAPILIR
Yabancı uyruklu kişilere sigorta bedeli, Yabancılara sigorta nasıl yapılır, Sigorta yaptırmak için gerekenler, Yabancı uyruklu hizmetlinin sigorta bedeli,

GÜRCİSTAN TÜRKMENİSTAN AZERBAYCAN İRAN SURİYE VB YABANCILARIN TÜRKİYEDE OTURUM İKAMET VE ÇALIŞMA İZNİ İŞLEMLERİ
1 YIL – 2 YIL VE SONRASINDA SÜRESİZ OLARAK ÇALIŞMA VE İKAMET OTURUM İZNİ
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ VE İKAMET TEZKERESİ (OTURUM İZNİ) İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR VE EVRAKLAR
Not:Yabancı bakıcı ve hizmetlilerin Çalışma İzni ve İkamet işlemlerini yapıyoruz.Ayrıca Yabancı Personel Sigorta İşlemlerini de Bedelsiz olarak Hizmet vermekteyiz.
Yabancıların çalışma izni işlemleri için gerekli belgeler nelerdir
Çalışma Bakanlığı’na Türkiyeden başvuru yapabilmek için en az 6 aylık ikamet tezkeresi (oturma izni) ön şarttır;
Not: 6 aylık ikamet tezkeresi alamayan yabancılar Çalışma Bakanlığı çalışma izni için kendi ülkelerindeki Türk Konsolosluklarına başvuru yapmaları gerekir
6 AYLIK İKAMET TEZKERESİ ALABİLMEK İÇİN GEREKLİ EVRAKLAR
1. Pasaport tercümeli sureti
2. Türkiyede ikamet edeceği adres bilgisi 6 aylık Otel rezervasyonu, noter onaylı kira konturatosu veya Türk vatandaşı yanında kalacak ise konaklama barınmasının karşılayacağı kişinin noterden taahhütname vermesi gerekir
3. Türkiyede kalacağı 6 ay süresince asgari geçimini sağlayacağının belgeleyeceği 3000 $ döviz bozdurma belgesi
4. 4 adet vesikalık fotoğraf
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZNİ SEKTÖRLER İŞ KOLLARI
BAKICI VE EV HİZMETLİSİ ÇALIŞMA İZNİ
TURİZM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
İHRACAT İMALAT SANAYİ SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
DENİZCİLİK MADEN İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
EĞİTİM SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
NAKLİYE VE LOJİSTİK HİZMETİNDE ÇALIŞMA İZNİ
ÇEŞİTLİ HİZMETLER SEKTÖRÜNDE ÇALIŞMA İZNİ
YABANCI ÇALIŞMA İZNİ BAŞVURUSU İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR
1- Türkiyede yabancıların Çalışma Bakanlığına müracaatlarında en az 6 aylık ikamet tezkerelerinin olması
2- İkamet tezkeresi alamayıp Kendi ülkelerinden başvuru yapacak olan yabancı uyrukluların Türkiye de kaldıkları süre içinde Pasaport vize ihlali yapmamaları gerekir. Türkiyeden vize tarihleri geçtiğinde yurtdışına zamanında çıkmaları gerekir ve vize ihlali varsa ise cezasını yatırmaları gerekir
3- Yurt dışından başvuru yapıldığında ise Çalışma Bakanlığına 10 gün süresinde evraklar teslim edilmelidir
YABANCI ÇALIŞMA İZNİ İÇİN GEREKLİ BELGELER
– Son yıla ait, vergi dairesince onaylı bilanço ve kar/zarar tablosu,
- Kuruluş yabancı sermayeli ise, kuruluşun en son sermaye ve ortaklık yapısını gösteren Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin aslı veya kuruluşça onaylı örneği,
- Yabancılar çalışma izni kapsamında yabancı uyruklu öğretmen istihdam edecek Özel Öğretim Kurumları için; Kurum Ruhsatı ve Milli Eğitim Bakanlığı onay yazısı suretleri,
– Kamu kurum ve kuruluşlarınca uluslararası ihale açılmış projeleri yapma hakkı kazanmış kuruluşların (konsorsiyumlar dahil) ilgili kurum ve kuruluştan alacakları işi yüklendiklerini tevsik eden belge,
- Mühendislik, mimarlık, müteahhitlik ve danışmanlık hizmetleri kapsamında yabancı uzman istihdam edecek tüzel kişiliklerde, aynı meslekte Türk mühendis/mimar/şehir plancısı istihdam edildiğini ispata dair ücret bordrosu ve yabancı ile yapılan sözleşme örneği.
4- Şirketin yabancı ortaklarına çalışma izni başvurusu halinde şirket ortağının hisse oranı, şirket ödenmiş sermayesinin, şirket cirosunun ve istihdam gücünün yeterli olması gerekir.
5- Şirketlerin dikkat edecekleri hususlar Şirketin neden yabancı personel çalıştırmak istediğinin makul ölçülerde izah edilebilir olması,
6- İhracat departmanlarında çalıştırılacak yabancılar için Şirketin yurt dışı ihracatının yeterli düzeyde olması
7- Turizm sektöründe otel vb tesislerin yeterli derecede yerli istihdam sağlamış olması ve Turizm İşletme Belgesinin olması
8- Evinde yabancı hizmetli çalıştırılacak olacak Ailenin yeterli gelir düzeyinde olması eş çocuk aile bütünlüğünün olması neden yabancı hizmetli çalıştırılacağının mantıklı gerekçesi olmalı
Yabancı çalışma izni işlemlerinde başvuruya ek belgeler
- Yabancı, ortak temsilcisi ya da kilit personel ise, durumunu kanıtlayan yetkili makamlardan onaylı işverenince verilen belge,
- Vatandaşlık Kimlik Belgesi örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için, vukuatlı nüfus kayıt örneği,
- Türk vatandaşı bir kişi ile evli olan yabancılar için noter onaylı evlenme cüzdanı sureti,
- Türk soylu olduğuna ilişkin belge,
- Mesleki eğitim diploma ve sertifika örnekleri,
- Bonservis, referans mektubu, görevlendirme yazısı, kabul yazısı gibi diğer belgeler.
YABANCILARIN ÇALIŞMA VE İKAMET İZNİ DANIŞMANLIK
Ankara Kurumsal Danışmanlık olarak 1987 yılından beridir İstanbul, Ankara ve İzmir ofislerimiz ile yabancıların çalışma izni ve ikamet tezkeresi (oturma izni) işlemlerinde dosya hazırlama ve ilgili kurumlarda işlemlerin takibi danışmanlık hizmetleri vermekteyiz
Saygılarımızla
ANKARA KURUMSAL DANIŞMANLIK
Turgay Turan
.
.
.
.

Türkiye de oturma izni nasıl alınır, Türkiyede oturma izni nasıl alınır, Türkiye oturma izni nasıl alınır, Turiyede oturma izni nasıl alınır, Turiye’de oturum izni nasıl alınır, Yabancıların çalışma izni, yabancıların çalışma izni nasıl alınır, Türkiyede yabancı ev hizmetli çalışma izni,yabancı hizmetlilere sigorta nasıl yapılır, yabancılara sigorta yaptırmak için gerekenler, yabancılara sigorta bedeli,yabancı hizmetlilere sigorta nasıl yapılır,

 

 

 





Sosyolojinin konusu

Sosyolojinin konusu
Sosyoloji, insanın sosyal hayatını inceler. İnsanlar yaratılışlarının bir gereği olarak toplu olarak yaşarlar. Toplu halde yaşayan insanların karşılıklı olarak birbirine tesir etmesi sonucu toplumda birtakım ortak münasebetler meydana gelir. Sosyoloji, topluluk halinde yaşayan insanların birbirlerini karşılıklı olarak etkilemesinden meydana gelen sosyal kuruluş ve münasebetleri inceler. Sosyolojinin konusunu teşkil eden sosyal hayata sosyal gerçek denir. Sosyal gerçeklik incelenirken grup kavramı üzerinde önemle durulur.

Sosyal grup: İkiden fazla şahıs arasında anlamlı bir etkileşim, benzer faaliyet ve belirli bir süre devam edecek her türlü insan kümeleşmesini ifade eder. Grup, diğer insanlara göre bir diğerine daha fazla muhtaç olan insanların meydana getirdikleri kümeleşmeler diye de tarif edilmektedir. Grup, müşterek ihtiyaçlar etrafında insanların toplanmasından doğduğu için aralarında ihtiyaç bağı bulunmayan insan topluluklarına ise kalabalık denir.

İnsan grupları, nicelik ve niteliklerine göre şöyle sınıflandırılmaktadır: a) Toplum, b) Kamu (cemiyet), c) Topluluk, d) Toplantı.

Toplum, genelde belli bir bölgede oturan, kendi aralarında çoğalan ortak tecrübeleri ve temel hizmet kurumları bulunan devamlı gruplardır. Mesela aile, köy, kasaba, şehir gibi. Bir toplumun cemiyet adını alabilmesi için, grubu meydana getiren toplumların ve birimlerin tipik bir kültürde birleşmeleri gerekir. Her millet ayrı bir cemiyet ifade eder. Mesela, Kıbrıs’ta iki ayrı cemiyet vardır. Çünkü, buradaki insanlar iki ayrı kültür etrafında toplanmışlardır.

Topluluk, belli bir mekanda oturan, fertleri üreme olmayıp toplama olan, fertleri değiştiği halde, genel havası ve gayesi değişmeyen gruplara denir. Mesela, okul, ordu, fabrika gibi. Toplantı ise, ortak ihtiyaçlarla bir araya gelen, kendine has genel havası ve gayesi bulunan kısa süreli gruplardır. Mesela; mitingler, konferanslar, maçlar gibi.

Sosyolojinin konusu olan sosyal hayatın içinde sosyal yapı, sosyal fonksiyon, sosyal değişme ve sosyal problemler vardır. Sosyal yapı, bir grubu meydana getiren birimlerin birbirlerine göre durumları ve bunların bir arada genel görünüşleridir. Grubu meydana getiren kısımlar (bölümler), bir diğerine veya grubun diğer gruplara göre yaptığı iş ve hareketlere ise sosyal fonksiyon denir. Sosyal değişme de, iç ve dış etkilerle grubun veya grubu meydana getiren birimlerin sosyal yapı ve fonksiyonlarında görülen değişmelerdir. Mesela siyasi ve askeri çatışmalar ve işgaller, toplumlarda değişmeye sebep olur.

Sosyolojinin konusu, sosyoloji,





Türkiyenin Coğrafi Bölgeleri

Türkiye’nin Coğrafi Bölgeleri

Türkiye’nin bölgelerini incelerken öncelikle bazı kavramların bilinmesi gerekir. Bunlar coğrafi bölge, coğrafi bölüm ve yöredir.

Coğrafi Bölge : Taşıdığı belirli Coğrafi özellikleri ile çevresinden ayrılan, kendi içinde benzerlik gösteren en geniş coğrafi birimdir. Coğrafi bölgelerin sınırları belirlenirken doğal koşullar, sosyal ve ekonomik özellikler temel alınır.

Coğrafi Bölüm : Bir coğrafi bölge içinde doğal koşullar, sosyal ve ekonomik özellikler bakımından farklılık gösteren küçük birimlerdir.

Yöre : Bölüm içerisinde farklı özelliklere sahip, bölümden daha küçük birimlerdir. Iğdır Yöresi, Göller Yöresi, Menteşe Yöresi gibi.

 

 

Türkiyenin coğrafi bölgeleri,

 





Günümüzde heykel ve heykelcilik

Günümüzde heykel ve heykelcilik
İnsanların heykellere tapmaya başlamasından sonra, heykelcilik bir sanat ve ticaret metaı olmuştur. Yüzyıllarca insanlar, her çeşit malzeme ve maddelerden heykeller yapmışlar ve hatta bunları başkalarına satarak geçimlerini temin etmek yolunu tutmuşlardır. Arkeolojik kazılarda, çeşitli yörelerde bol miktarda bulunup müzelere konan heykeller bunu ispatlamaktadır. Bilhassa mermerden yapılan heykeller, günümüze kadar sanat özelliklerini korumuşlardır.

Avrupa’da başlayan Rönesans hareketi ile heykelcilik ayrı bir önem kazanmış,
Michelangelo bu devirde yetişen heykeltraşların en meşhuru olmuştur. Bu zamandaki heykellerin yapımı, süsleme sanatı ile birlikte gelişmiştir. Ayrıca heykeller,
şimşir, ıhlamur, meşe ve ceviz gibi sert ağaçlar oyularak çok çeşitli ölçülerde yapılmıştır. Taştan yapılan heykellerin kırılması çabuk olduğundan, eski zamanlardan beri, mermer kullanılması daha yaygındır ve daha çok tercih edilmiştir. Zamanımızdaki heykeltraşlar tarafından ekseriya mermer, bronz, tunç gibi kırılma tehlikesi daha az olan ve dayanıklılığı bulunan malzemeler kullanılmaktadır. Bunların yanında fildişinden heykel yapmak, eskiden olduğu gibi günümüzde de biblo şeklinde devam etmektedir.

 

 

Günümüzde heykel ve heykelcilik, heykelcilik,





Roma heykel sanatı

Roma heykel sanatı

Romalılar bu alanda yaratıcılık gösterememişlerdir. Yunanistandan heykeller getirtmişler ve bunları kopyalayarak çoğaltmışlardır. Buna karşılık portrecilikte başarı göstemişlerdir. Bu durum dini geleneklerle bağlantılıdır. Roma geleneklerine göre ölen bir kişinin yüzünün balmumundan kalıbı alınır ve cenazeden sonra evin bir köşesinde saklanırdı. Özellikle cumhuriyet döneminde portrecilik çok gelişmiştir. Bu dönemde oldukça gerçekçi bir üslupla yapılan portrelerde; her türlü yüz ifadesi ve şahsi özellikler başarıyla işlenmiştir.
Romalılar zaferle döndükleri seferler sonarsında, kazandıkları başarıları simgeleyen anıtlar dikmeyi adet edinmişlerdir. Belirli zaman ve yerde gerçekleşen olayları anlatan kabartmalarla üslü bu anıtların en önemlileri Augustos döneminde Roma’da yapılmış olan barış sunağında bulunur. Bir diğer önemli anıtsa İstanbul Sultanahmet meydanındaki Teodesius obeliskidir (m.ö. 4yy.). bu anıtın kaide kısmında imparator maiyetiyle beraber hipodrom locasında görülür. Kabartmanın merkezinde imparator bulunurken, diğer figürler imparatora yakınlıklarına derecelerine göre yerleştirilmiştir.

 

 

Roma heykel sanatı , heykelcilik,